Araç çubuğuna atla
 Bir Devrin Sonu: Sovyetler Birliği’nin Yıkılışı

Bir Devrin Sonu: Sovyetler Birliği’nin Yıkılışı

Digiqole ad

Bir İsyan Bir Devrim

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, kısa adıyla Sovyetler Birliği, daha kısa adıyla SSCB. Uygulanan devlet, sosyo-kültürel ve ekonomi politikalarıyla dünya tarihinde adından sıkça söz ettirmiştir. Kimine göre bir rüyayı gerçekleştirdi kimine göre zulümden başka bir şey yapmadı. Ne olursa olsun iki büyük savaş görmüş ve iç savaşlarla yorgun düşmüş bir devlet, yaklaşık 70 yıl iki kutuplu dünyanın bir tarafının öncüsü olmayı başarmıştır.

Kelime anlamı olarak; Devrimci olan Bolşevik Rejim’de Halk Şura’sı anlamına gelmektedir. Köken olarak; ‘So-‘ ve ‘vyet-‘ kelimelerinin birleşiminden oluşur. ‘So-‘ birlikte, bir arada anlamına gelirken, ‘vyet-‘ düşünme, konuşma anlamını taşımaktadır.

Bolşeviklerin yaktığı isyan ateşi Kızıl Ordu’nun zaferi ile sonuçlanan bir devrime dönüşmüştü. Lenin önderliğinde başlayan bu devrim yeni bir siyasi, ekonomik ve toplumsal yapıya sahip bir devlete evrilmişti. İktisadi açıdan yapılan 5 yıllık ekonomik planlarla SSCB Dünya’nın en büyük ikinci ülkesi olmayı başarmıştır. 2. Dünya Savaşı’nda aynı safta yer aldıkları ABD ile savaş sonrası ‘Soğuk Savaş’ adını verdiğimiz bir dönemde büyük bir çekişmeye girmiştir ve SSCB yıkılana kadar bu dönem devam etmiştir.

Soğuk Savaş Dönemi

Bu Soğuk Savaş dönemi Sovyetler Birliği’ni yıkıma götüren başlıca etmenlerdendir. Çünkü karşısında toplu ve sürekli tüketimi amaçlayan sonuna kadar kapitalist bir devlet vardı. Askeri faaliyetleri için sürekli yenilenen bir fon aktarımına sahipti. Amerika’da bulunan şirketlerin dünyaya açılma politikaları da bu toplumun kültürünü tanıtma adına çok önemliydi. O dönemlerde uluslararası büyük şirketlere sahiplerdi. Oysa SSCB’de böyle bir şey yoktu. Her şey halkındı ve emeği kadar getirisi vardı. Aslında ilk başlarda her şey kafa kafaya gidiyordu. Yapılan iktisadi reformlar ile sanayi ve tarım da yüksek üretim rakamları yakalanmıştı. Halk da yaşadığı hayatı kabullenmişti. Bunda yapılan toplumsal reformların önemi büyüktür.

Amerika’nın önderliğinde kurulan NATO ittifakı ile Batı bloğu oluşmuştu. Bu blok sayesinde Sovyetleri çevreleme politikası izlenmiştir. Özellikle Türkiye’de önemli askeri üsler kurulmuştu. Sovyetlerin bu bloğa karşı kurmuş olduğu Varşova Paktı isimli doğu bloğu olarak adlandırılmıştır. Küba’yı Amerika’ya karşı desteklemesi de buna örnektir.

Sonun Başlangıcı

Sovyetler, Amerika’ya karşı silahlanma savaşının getirdiği ekonomik zorlukları artık kaldıramaz duruma gelmişti. Göreve gelen son sovyet lider Gorbaçov, 2 büyük reform paketi açıklamıştı. Bunlar; ‘Glasnost’ (Açıklık) ve ‘Perestroyka’ (Yeniden yapılanma) şeklindedir. Bu reformlarla birlikte insanlar sosyalist rejimi sorgulamaya başladılar.

Gorbaçov da Batı ile yeni ilişkiler kurmaya başlamıştı ve sürekli yurtdışında gezilere çıkıyordu. Devlet kadrolarını gençleştirdi. Bunun nedeni yaşlı kesimin yapacağı reformlara karşı gelmesiydi. Sovyetler Amerika’dan ekonomik yardım bile istemişti. Kendisine girişilen bir askeri darbe sonrası görevinden istifa etti ve 1991 senesinde diğer devletlerin bağımsızlıklarını ilan etmesiyle SSCB yıkıldı. Yerine geçici ‘Bağımsız Devletler Topluluğu’ kuruldu. Rusya ise Yeltsin önderliğinde ‘Rusya Federasyonu’ adı altında birleşti.

Onur Başkır yazdı.

Digiqole ad

Onur Başkır

2019 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun oldum. Şu an e-ticaret-bilişim sektöründe, özel bir şirkette "Ürün Destek Uzmanı" olarak çalışmaktayım. Tarih, bilişim, ekonomi ve gaming ilgi alanımı oluşturmakta.

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: