Araç çubuğuna atla
 Minimalist Pazarlama: Sesini Değil Kelimelerini Yükselt

Minimalist Pazarlama: Sesini Değil Kelimelerini Yükselt

Digiqole ad

Minimalizm

Minimalizm en basit anlamıyla gerekli olan bir şeyi temelde en azıyla kullanmaktır. Basit, sade ve özlüktür. Bu tanım sanattan pazarlamaya -günlük hayatımıza kadar- bir çok alanda karşımıza çıkmaktadır.

Karmaşıklıkta Boğulmak veya Minimalist Olmak

2000’li yıllardan sonra internetin yayılması, 2010’lu yıllardan sonra e-ticaret alanın tüm dünyayı etkileyen global bir dalga yaratması ile tüketicilere istedikleri her ürünün bilgisine, ürünün niteliğine ve fiyatlarına ulaşmasında sınırsız bir erişim sağlamakta. Ürün sayısı ve tüketim çılgınlığı ile birlikte binlerce seçeneğin tüketici lehine önüne serilmesi, pazarlama stratejilerini minimalizme ve detaya tabiri caizse itti. Minimalist pazarlama ise temeliyle stratejiye dayalı hale geldi.

“Sesini Değil Kelimelerini Yükselt”

Minimalizmin, üretim ile doğrudan bağlantılı bir kavram olduğunu söylemek hiç yanlış olmaz. Üretim arttıkça minimalizm trendi de şahlanıyor. İstek ve ihtiyaç arasındaki çizgi görülmez bir hal alıyor ve tüketim çılgınlığına dönüşüyor. Üstelik bu durumların hepsi sosyal medya ve internette kişilerin paylaşma alışkanlıklarıyla bağlantılı tüketiciye normal geliyor ve çılgınlığa kapıldığı hissini bile uyandırmıyor. Bu anlamda tüketiciye fiyat konusunda baskı yapmaktansa ürün çeşidi sunarak minimal tasarımlarla tercih yapması ve duygusal satın alma sağlanması daha kolay. Sunduğunuz reklamların ve üretip piyasaya çıkarılan ürünlerin tüketici ile kurulan 1 numaralı diyalog olduğunu düşünürsek ne kadar çok konuştuğunuz değil ne konuştuğunuz önemli oluyor. Kelimeleriniz sesinizden çok çıkıyorsa, başarıyı yakalamanız daha kolay olacaktır.

Minimalizimin Pazarlamanın Yönünü Değiştirici Gücü

Minimalizim okunurken küçük, sade anlamına gelmesine karşın ‘’Pazarlamada Minimalizim’’ okunurken devasa ve yön değiştirici diye okunmakta. Bu ne anlama geliyor? Tek başına ufak bir akım gibi görünse de küçük ama etkili bir dişli çark olup büyük olan asıl pazarlama çarkını harekete geçirme gücüne sahip bir etkidir.

Hegel’e göre minimalizim sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan demektir. Tam olarak da bu tanım minimalizim için en minimal tanımdır. Artan ürün çılgınlığının içinden tüketiciyi çekip almak gerekiyor tabiri caizse…  Karmaşıklıktan uzaklaşarak sadeliği ve tasarımı benimsenmesi ise tam minimalizme göre bir trend. Büyük markalarında son yıllarda bu eğilimde olması bu akımı destekler nitelikte.

Tek atımlık kurşunu doğru kullanma sanatı

Karmaşıklığın ve bu kadar rakibinizin olduğu bir pazarda tabiri caizse tek kurşunluk hakkınız oluyor. Tüketicilerin daha çok duygusal satın alma kararlarına yönelmesi, sizin mantık çerçevesinde yapacağınız 10 hamlenin, etkileyici olan 1 hamleden daha zayıf kalmasına sebep oluyor. Bir tasarım veya içerikte anlatmak istediğiniz her şeyi anlatmalı, birden fazla mesaj vermelisiniz. 10 mesajı 10 farklı ileti ile vermek tüketici zihninde sizi çöp kutusuna taşıyacaktır.

‘’Yüzlerce mail veya mesaj atıyorum geri dönüş alamıyorum.’’ diyenlerin temel problemi gereksiz ayrıntılarla tüketicinin satın alma isteğini öldürmeleridir. Yaşayan bir kuşu avuçta tutmaya çalışmak gibi olduğunu düşünebiliriz. Çok sıkarsanız kuş ölür, az sıkarsanız da uçar gider. Kuşa sahip olmak için uygulamanız gereken kuvveti ve yöntemi bilmeniz gerekir.

Sosyal medyada kullanıcıların bir kısmının Facebook yerine Instagram’ı tercih etmesi veya Android sistemi yerine IOS tabanlı telefon kullanması basit, kullanışlı ve erişilebilir bir arayüz sunmasıdır. Öyle ki evlerimizde yer kaplayan kütüphaneler bile Kindle gibi basit ama kullanışlı cihazlara yerini bıraktı.

Müzik sistemleri yerini çok sadece arayüzü olan, renkleri bile minimalist kullanmaya çalışan Fizy ve Spotiy gibi uygulamalara devretti. Reklamları da minimalizmden ilham alırken açık ve yalın; etkileyici ama sade tasarımlarla gün yüzüne çıkmaya başladı.

Günlük hayatınızdaki en net örnekleri ise saatlerinizi geçirdiğiniz kahve dükkanları. Starbucks, Gloria gibi devlerin de kullandığı minimalizm stratejilerini görmek mümkün.

Peki siz bir tüketici olarak “Less is More” (Az ama Öz) mü diyeceksiniz yoksa yüzlerce ürünün beni al diye bağırmasına mı kulak vereceksiniz?

Digiqole ad

Doğan Kıran

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme, TR bölümünden 2019 tarihi itibariyle mezun oldum. Mezun olduktan sonra 4 ay Amerikada çalışma ve yaşama imkanı buldum. Şu anda özel sektörde bir üretim firmasının pazarlama bölümünde görev almaktayım. Yaklaşık 3 yıl yarı zamanlı çalışma ve staj hayatım sonrasında tam zamanlı olarak aynı firmada devam ediyorum. İlgi alanlarım şiir, blog, ekonomi, genel gündem ve teknoloji haberleri.

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: